Saglik Bakanligi
   Halk İçin

   Ulusal Mezotelyoma Kurulu

   Sağlık Profesyonelleri İçin
   Ana Sayfa
   Mezotelyoma Tanım
   Epidemiyoloji
   Klinik Özellikler
   Radyolojik Bulgular
   Evreleme
   Tedavi
   Cerrahi Müdahale
   Kemoterapi
   Radyoterapi
   Yeni Tedavi Yöntemleri
   Palyatif Tedaviler
   Harita
   Eylem Planları
   Halk Eğitimi Çalışmaları
   Videolar
   Çalışma Sunumları
   Arşiv
   Arama Motoru
   Pubmed
   Tartışma Listesi
   Hasta Bilgi Formu
 Sağlık Profesyonelleri İçin

Eylem Planları 

 

Ülkemizde çevresel faktörlerle oluşan mezotelyoma için, ülkemiz düzeyinde bir eylem planı hazırlanmaktadır. Bu kurulun gerekliliği olan konuda herkes ayrı ayrı çalışmalar yapmaktadır.Ancak sorunun saptanmsı ve çözümünde multidisipliner yaklaşım gereklidir. Tıp, Sosyoloji, Çevre, İstatistik, Epidemiyoloji, Patoloji bilimleri bu kurulda bir araya getirilmiştir.

Anadolu Bölgesi çevresel faktörler yönünden çok özeldir. Bu özelliğinden dolayı, medyanın bu konuya ilgisi herzaman canlıdır.

1980 yılında köyün kaldırılması için bakanlar kurulu kararı çıktığı halde, bu karar daha sonra kaldırılmıştır. Halbuki Kapodokya bölgesindeki bilinen bu köyler emin bölgelere taşınabilseydi 1980-2000 yılları arasında halk bu lifsel yapılı mineral ile temas etmeyecek ve bu arada kanser vakaları olmayacaktı.

Dış ülkeler, bizim ülkemizde araştırma yapmakta ve saptanan asbest türleri konusunda ülkemizi örnek göstermektedirler. Örneğin , Kaliforniya' da yapılan evlerin yanında bulunan kayalarda tremolit asbest nedeniyle bizim ülkemizdeki Kapadokya Bölgesi örnek gösterilerek bu bölge yerleşim alanına açılmamaktadır. Bu konuda birçok hekim çalışmalar yürütmüştür.

-Bölgedeki olayı medya iyi bilmektedir.

-Politikacıların bilimsel gerçekleri en etkili ağızlardan dinleme gerekliliği vardır.

Devlet halkı buraya yerleştirmemiştir. Kanserin nedeni bulunmuştur. Bu ortamdan halkın uzaklaştırılması gerekir. Tuzköy'de yer değiştirmek için çalışmalar sürdürülmektedir. Gülşehir Kaymakamlığı konuya gereken ilgiyi göstermektedir.

Tuzköy Kasabasının yıkımı sırasında alınacak tedbirlerle ilgili olarak Meral Doğan'ın EPA2 ya başvurulmuş olup,bu evlerin özel bir teknikle yıkılması gerektiği, yıkım sırasında kıyafet hibe edilmesi ve yıkım sırasında özel bakım ve korunmanın önemli rol oynadıgı belirtilmiştir.

Evler yıkılırken kanser yapıcı maddelerin etrafa yayılmaması için gerekli tedbirler alınmalıdır.

Sarıhıdır Köyü'ndeki insanlar kayalar arasında yaşamaktadır. Bu köy Kızılırmak'ın karşı tarafına taşınmıştır. Şu anda bu köyde, taşınmadan sonra kanserli vakaya rastlanmamıştır. Ancak eski yerleşim yeri çocuklar tarafından oyun sahası olarak kullanmaktadırlar. Bu nedenle erionite maruz kalmaktadırlar. Bu bölgedeki eski evlerin yıkılması gerekmektedir. Fakat Kültür Bakanlığı tarafından sit alanı olarak belirlenmiştir. Bu bölgenin yıkılması için rapor hazırlanması, bu raporun ilgili kuruluşlara, bu kurul tarafından sunulması kararlaştırılmıştır.

Kanser Yuvaları SİT Korumasında (Milliyet Gazetesi 4.11.2001)

Sağlık Bakanlığı’nın “kanser yapıcı maddeyle yapıldığını” açıkladığı Ürgüp’ün Sarıhıdır köyündeki evler, SİT alanında olduğu için yıkılamıyor.

Her şey Nevşehir’deki bazı köy ve kasabalarındaki evlerin, içinde yaşayan insanlarda kanser hastalığına neden olduğunun anlaşılmasıyl abaşladı... Sağlık Vakanlığı, Nevşehir’in Ürgüp ilçesinin Sarıhıdır ve Karain köyleri ile Tuzköy kasabasında evlerin duvarlarında kullanılan taşlarda “erionite” adlı maddenin bulunduğunu, bu nedenle köylülerin akciğer ve karın zarı kanseri olduklarını açıkladı.

Karain ile Tuzköy’de bu taşlarla yapıldığı tespit edilen evlerin yıkılması kararlaştırıldı. Ancak Sarıhıdır köyü için bu karar alınamadı çünkü köy SİT alanı içinde kalıyordu!

“Orada Çocuklar Oynuyor”
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Dünya Sağlık Teşkilatı Uluslar arası Kanser Araştırma Örgütü ile birlikte 1975 yılından beri Ürgüp çevresinde sürdürdüğü araştırmalarını tamamladı. Araştırmanın 28.09.2001 tarihli hazırlanan raporunda şunlar yer aldı:
“Yoğun kanser türünün ev ve bahçe duvarlarının yapımında kullanılan yumuşak kayaların içindeki asbest gibi lifsel yapıdaki fibrous zeolite (erionite) solunmasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

1956 yılında Sarıhıdır köyü, nehir taşmasından dolayı karşı yakaya taşınmıştır. Yeni yerleşim yeri tuğla ve briketten yapıldığından köylülerin kanserli madde soluması önlenmiş ya da azalmıştır. Yeni köyde doğanlarda kanser vakaları görülmemektedir. Kansere sebep olan erionite liflerin yeni köyde rüzgarla ulaşma tehlikesi her zaman vardır. Üstelik köy çocukları eski köy evlerinde oynamaktadır. Bazı evler hayvan barınağı olarak kullanılmaktadır.

Uzmanlar: Hemen yıkılmalı

Bu nedenle eski yerleşim yerlerindeki evlerin usulüne uygun olarak yıkılarak, buranın sağlıklı toprakla örtülmesinden sonra yeşillendirilerek, oyun sahası yapılması uygun görülmüştür. Bu nedenle köyün SİT kapsamından çıkarılması gerekmektedir.”
Raporun kendine sunulmasının ardından hemen harekete geçen Sağlık Bakanı Osman Durmuş, 08.10.2001 tarihinde Kültür Bakanlığı’na konuyu bildirerek, Orta Anadolu Bölgesinde belirlenen sağlık sorununun ortadan kaldırılması için Sarıhıdır köyünün SİT kapsamından çıkarılmasını istedi.

Son Karar Kurulun

Kültür Bakanı İstemihan Talay da konunun “ivedilikle” çözülmesi için Nevşehir Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Kurulu’na talimat verdi. Sarıhıdır köylülerinin kaderini 6 kişiden oluşan Nevşehir Koruma Kurulu’nun vereceği kara belirleyecek.

Tuzköy'ün yıkımı konusunda, malzemeler başka bölgeye taşınmalıdır ve üzeri örtülmelidir. Ayrıca su altında bırakılabilir. Öneğin, baraj veya gölet haline getirilmesi önerilmiştir.

KARAİN KÖYÜNÜN TAŞINMASI:

10 Haziran 2001 Tarihinde Nevşehir ili Mezotelyoma Kurulu'nun inceleme ve değerlendirme gezisinde, köylüler taşınmak istemediklerini bildirmişlerdir. Fakat bu kişilein tepkileri karşısında diğer kişilerin mağdur edilmemesi gerektiği kararına varılmıştır.

Bu bölgede sağlık ocağında görevli doktor, hemşire, okulda öğretmen ve imamlar mevcuttur. Bu kişiler ileride kanser olduklarında, büyük tazminatlar talep edebilirler. Bu konuda gerekli tedbirler alınmalıdır.

Ulusal Mezotelyoma Kurulunun bilimsel olarak çalışmasına ve alt gruplar oluşturulmasına karar verilmiştir. Eylem planı hazırlanmalıdır. Gerekli tedbirleri İçişleri Bakanlığı, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü almalıdır.

-Sosyolojik açıdan bir kurul raporu gerekir. Halka yaklaşım önemlidir.

-Halkın eğitimi bu konuda önemlidir. Eğitim sosyoloji grubu oluşturulmalıdır.

-Epidemiyolojik araştırmalar çok önemlidir.

-Mezotelyoma kayıtları bilgisayara işlenmelidir.

-Ankara'da;

-Onkoloji Hastanesi,

-Atatürk Göğüs Cerrahisi ve Hastalıkları Hastanesi,

-İbni Sina,

-Hacettepe.

Bu hastanelerde ciddi bir şekilde patoloji kayıtlarla ilgilenmelidir. İstanbul'da;

-SSK Okmeydanı,

-Gögüs Hastalıkları Hastanesi,

-Eskişehir, Kayseri illerinde bilgi akışı hızlı olmalıdır. İnternet ile bilgi akışı sağlanması uygun olacaktır.

KAYIT

· Mezotelyoma'lı hasta sayısı saptanamamaktadır.

· Verbal otopsi ile vakalar saptanabilir.

· Ülkemizde ölüm istatstikleri tüm toplumu yansıtmamaktadır. DİE tarafından ölüm istatistikleri sadece ilv ilçeleri kapsamakta olup köyler yoktur. Bu konu ülkemizde çözümlenmelidir.

· Hızlı göç hareketleri vardır. Köylerin nüfusu bilinmemekte ve kişiler köylerinde defnedilmektedir.

· Ölüm sonuçları genelde kardiyovasküler olarak belirtilmekte olup, en sağlıklı kayıtlarda ölüm nedeninin belli olmadığı görülmektedir.

· Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük illerde patoloji laboratuvarlarında tanı alan vakalar yeniden gözden geçirilmelidir.

 

Ataç Sokak No:21/3 Yenişehir Ankara Tel: 0.312.435 88 43 Faks: 0.312.435 88 42

Bu sayfa 'nin katkılarıyla hazırlanmıştır.